top of page

Türkiye Nasıl Yaşlanıyor? Kasım 2024 AgeSA raporu

AgeSA toplumun yaşlanmaya hazırlığına rehber olmak ve toplumda oluşan yaşlılık özelinde negatif algıyı pozitife çevirmek amacıyla 2019 yılında başlattığı "Her Yaşta" Projesi’nin, 5. yılına özel olarak ‘Türkiye Nasıl Yaşlanıyor?’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 35-55 yaş arasındaki orta yaş grubunun yaşlanmaya yönelik bakış açısını, hazırlıklarını ve beklentilerini ele alan araştırmanın sonuçlarına göre; öne çıkan bulgular şunlar:

  • Yaşlanma Algısı ve Hazırlıklar:

    • Orta yaş grubu yaşlanmaya genelde hazırlıksız ve bu konuyu erteliyor. Yaşlılıkta bağımsız ve sakin bir hayat isteniyor ancak hazırlık yapanların oranı oldukça düşük.

    • Eğitim seviyesi yükseldikçe, geleceğe dair hazırlık yapma oranı artıyor.

  • Sosyal ve Ekonomik Boyut:

    • Katılımcılar, yaşlılıkta refah içinde bir hayat ve sağlık güvencesi isterken, emeklilik için yeterli maddi birikime sahip olmadıklarını düşünüyor.

    • Çocuklarla karşılıklı maddi destek ilişkisi önemli, ancak çocuklardan tamamen bağımsız olma isteği öne çıkıyor.

  • Kaygılar ve Beklentiler:

    • En büyük kaygılar sağlık, hareketlilik ve zihinsel zindelikle ilgili. Buna rağmen, genel olarak yaşlanma korkusu düşük seviyelerde.

    • Yaşlanmayı kişisel gelişim ve olgunlaşma olarak görenler olduğu gibi, fiziksel düşüş ve bağımlılık riskinden endişe duyanlar da var.

  • Hayaller ve Yaşam Tarzı:

    • Yaşlılık için hayal kurma oranı düşük. Öne çıkan hayaller, doğal ve sakin bir yaşam ile seyahat odaklı. İzmir ve Antalya gibi şehirler tercih ediliyor.

  • Finansal Yönetim:

    • Yaşlılıkta finansal güvence sağlamak önemli görülüyor, ancak bireysel emeklilik ve uzun vadeli planlamalar yaygın değil.


Sonuç olarak, Türkiye’de yaşlılık algısı karışık: bir yandan negatif çağrışımlar (yalnızlık, hastalık) ağır basarken, diğer yandan sakin ve sosyal bir yaşlılık arzusu var. Ancak, bu arzular için yeterli hazırlık yapılmadığı görülüyor.


Araştırma sonuçlarına göre, hayatın en sevilen yaşlarının sorumluğun daha az, özgürlüğün daha fazla olduğu  gençlik yıllarına ait olduğu görülüyor. En sevilen yaş 20 olurken, 30 yaş ikinci, 18 yaş ise üçüncü sırada yer alıyor.


Yaşlılığa Dair En büyük Kaygılar Sağlık, Hareketlilik ve Zihinsel Zindelikle İlgili.

Yaşlılık konusunda geçmişte olduğu gibi bugün de negatif çağrışımlar baskın durumda. Araştırmada yaşlılık; ölüm, hastalık ve yalnızlık gibi olumsuz kavramlarla ilişkilendirilirken, sakinlik ve yalnızlık gibi yeni çağrışımlar da güç kazanmaya devam ediyor. Katılımcıların yaşam memnuniyeti ve geleceğe dair umut düzeyleri düşük seyrederken, kaygı düzeyleri ise ortalama bir seviyede bulunuyor. Yaşlılık, katılımcılar tarafından kolay geçeceği düşünülmeyen bir süreç olarak değerlendiriliyor. Kendi yaşlılıklarının bugünün yaşlılarından çok farklı olmayacağı görüşünü benimsemiş olsa da, genel olarak daha iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Katılımcıların en büyük kaygıları sağlık, hareketlilik ve zihinsel zindelikle ilgili. Sağlık sorunlarından endişe edenlerin oranı %54, hareket kısıtlılığından kaygı duyanların oranı ise %51. Ayrıca, zihinsel zindeliğin azalması konusunda endişe duyanların oranı %47. 


Emeklilik dönemi için maddi ve sosyal açıdan yeterli bir hazırlık yapanlar neredeyse yok denecek kadar az, finansal yönetim gerekli ve önemli bulunuyor; fakat bu konuda nasıl bir adım atılacağı konusundan yeterince bilgi sahibi değiller. Özellikle bireysel emeklilik ve profesyonel tavsiye arayışı gibi konularda eksiklikler göze çarpmakta. Bu da, bireylerin emeklilik dönemine hazırlık yaparken daha fazla destek ve rehberliğe ihtiyaç duyduklarını işaret ediyor.

Sonuç olarak bu araştırma sonuçlarından da gördüğümüz üzere hayatın pek çok alanında olduğu gibi maalesef yaşlılık ve emeklilik dönemi için de planlama eksikliği var. Elbette bunun sosyal ve maddi bir gerekçesi var fakat öte yandan bilgisizlik, rehberlik eksikliği ve istekli olsa da nasıl yapacağını nerden başlayacağını bilmeme konusu öne çıkıyor. Her zaman dile getirdiğim ve inandığım bir husustur; finansal okur yazarlık, geleceğe hazırlık ve genel kültür kapsamında daha okul yıllarından başlayarak tüm çocuklara öğretilmeli; paradan para kazanma, birikim yapma (yatırım yapmayı saymıyorum bile çünkü çok az insan bu konuda bilgi sahibi) öğrenilebilir bir disiplin.

Raporun tamamı için:



 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page